Alemlere Rahmet Hz. Muhammed(a.s.)

 

  • (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Diyanet İşleri Meali, Enbiya 107)



  Rahmet, Allah'ın kullarına acımasıdır. Allah'ın doğru yolu bulmamız üzere bizlere müjde olarak Muhammed Aleyhisselam'ı göndermesi de bu rahmetin tecellilerindendir. Çünkü O hak ile batılı ayıran, insanları hayra sevkeden ve ebedi saatin anahtarını gösteren gerçek bir rahmet idi. O'nun alemlere rahmet oluşunun örneklerinden sadece birisi, Taif kabilesi ile arasında geçenlerin ardından bir meleğe verdiği karşılıkta saklıydı.
  
   Yüce Allah(c.c.), Taif'te yaşayanlara apayrı nimetler vermişti. Üzüm bağları, nar, incir ağaçları ve gül bahçeleri arasında yaşıyorlar ama tüm bu güzellikleri onlara veren yaratıcıyı unutmuş puta tapıyorlardı. Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem Mekke'deki düşmanlarından oldukça bunalmıştı. İslam'ı Taif'lilere de anlatmak ve onları karanlıktan aydınlığa çıkarmak istiyordu. Yanında küçüklüğünden itibaren onun terbiyesiyle yetişmiş Zeyd b. Harise radıyallahu anh'ta vardı. Şehirde söz sahibi üç kardeşin yanına varmış, Rabbinin emrini yerine getirmek üzere onlara telkinde bulunmuştu. Üçü de zengindi, halk üzerinde etkileri vardı. Mekke'liler gibi puta tapıyorlardı ve cevapları da Mekke'li müşriklerin verdiği cevabı aratmıyordu"Allah senden başka Peygamber yapacak kimseyi bulamadı mı?"

   Ardından şehrin serserilerine onu rahatsız etsinler diye emir vermişlerdi. Zeyd radıyallahu anh ile Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şehirden çıkarlarken onları adet taş yağmuruna tutmuşlardı. Hazreti Zeyd, Resûlullah'a gelen taşlara engel olmaya çalışırken kendi üzerine gelen taşların acısını hissetmemeye çalışıyordu. "Durun ! Allah aşkına yapmayın. O ancak iyiliğinizi istedi" diyordu. Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in atılan taşlardan ayakları kanlar içinde kalmıştı. Darbelerin acısından birkaç kez oturmak istedi. Buna rağmen her seferinde kolundan tutup kaldırıyor ve taşlamaya devam ediyorlardı. Bu saldırıdan kendilerini yakın bir bağın içine atarak kurtarabilmişlerdi.
Saldırganların öfkesi dinmiş, çekip gitmişlerdi. 

Derken bir melek, Allah'ın emriyle Resûlullah'a seslendi : "Ey Muhammed ! Emrine hazırım, istersen şu iki dağı birbirine kavuşturup onların üstüne kapatayım.

İşte konumuzun can alıcı noktası Efendimiz'in meleğe verdiği cevapta saklı. Allah'ın rahmeti, onun vesilesiyle bir kez daha tecelli etmişti.

-Hayır! dedi. Ben onların yok olup gitmesini istemiyorum. Yüce Rabbim'den dileğim, onların soyundan kendisine iman edip, O'na ortak koşmayacak bir nesil ortaya çıkarmasıdır.
                 


Alemlere rahmet Muhammed aleyhisselam.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar