Kader Neden Eşitsizlik Üzerine Yaratılmıştır?


Kader neden eşitsizlik üzerine yaratılmıştır? Sorusu, bu sorunun cevabını bulamayanlar veya fırsatı olmayanlar tarafından en sık sorulan sorulardan biridir.
Beşeri alemde kullar olarak biz baktığımızda kader kavramı üzerinde bir eşitsizlik olgusunun olduğu gibi bir durum ortaya çıksa da, aslında bize böyle gelen olgu, insanlığın yaratılışındaki temel unsurlardan biridir.
Özellikle inançsız insanların İslam dinini sıklıkla eleştirdikleri konuların başında, kader kavramı gelmektedir. Allah’ın (cc.) her şeye gücü yetiyorsa neden dünyayı eşitlik üzerine yaratmadı? Sorusu, ateistler tarafından sıklıkla dile getirilmektedir. Bu soruya verilecek mantıksal birçok cevap bulunsa da, ikna edici cevaplar verebilmek için sorunun cevabına tam olarak vakıf olmak ve etkileyici bir dil ile anlatmak büyük ehemmiyete sahiptir.

Kader Neden Eşitsizlik Üzerine Yaratılmıştır?

Bu soruya cevap vermeden önce, İslam dininde kader kavramının tanımını yapabilmek önemlidir. Bu tanımın üzerinden de soruya cevap vermenin mantıksal ve ikna edici boyutu, daha fazla olacaktır.
Kader; Yüce Allah’ın (cc.), insanın başına geleceği veya yaptığı ve yapacağı her şeyi önceden bilmesi ilmidir.
Kader kavramının tanımı basitçe bu şekilde yapılacak olsa da, Allah’ın (cc.) kullarını hiçbir kötü işe mecbur kılmadığının ve atacağı yanlış adımların kulun iradesine bırakıldığının iyi bir şekilde anlatılması önemlidir.
Örnek verecek olursak birinin kendi iradesiyle günah işlemesini, Allah (cc.) o kulu yaratmadan çok önceden bilmektedir. Ancak asla doğrudan o kulun o günahı işlemesi için Allah (cc.) bir zemin oluşturmayacaktır. Yaradan insanların kendi iradesine bağlı olarak, iki seçenek sunmuştur. Bu seçeneklerden ikisi de kulun iradesinde olduğu gibi, dünya sınavının da temelidir.

Değiştirilemez Kader

Bir insanın ne kadar çalışırsa çalışsın zengin veya fakir olması, engelli veya sağlık açısından çaresizlik içinde doğması, değiştirilemez kader kavramı için bir örnek olabilir. Allah’ın (cc.) kimi kullarını diğerlerine göre bu şekilde yaratmış olması, dünya sınavının önemli parçalarından biridir. Aslında Yaradan bu şekilde bile, biz kullarına bir lütufta bulunmaktadır. Bu lütuf ise daha çok, yine kişinin kendi iradesi ile tecelli edecektir.
Kişi dünyadayken içinde olduğu dezavantajlı duruma isyan eder ve buna bağlı olarak günahkâr olursa, iradesiyle Allah’ın (cc.) ahiret için kendisine sunduklarından mahrum kalabilme riski vardır. Ancak kişinin mevcut durumuna rağmen Yüce Yaratana sığınmış ve şükrediyor olması, zaten mevcut hali nedeniyle alacağı ahiret mükâfatını daha da artıracaktır.

Eşitsizlik Kavramı Dünya Sınavının Temelidir

Dini açıdan ele aldığımızda, bizim eşitsizlik olarak gördüğümüz şey aslında apaçık bir sınavın temelidir. Yüce Allah (cc) dileseydi, tüm insanlığı kötülüklerden arındırılmış bir şekilde cennetine koyabilirdi. Lakin O’nun sunduğu bu sınav, ahireti için önemli bir belirleyicidir.
Nasıl ki beşeri sınavlarda sadece doğruyu yapabilen mükâfatlandırılıyorsa, zaten insanların dünyaya gelişindeki temel amaca dayalı olarak ortaya çıkan kader sonrasında da aynı şey geçerlidir. Sınavı başarı ile tamamlayanlar üst sınıflara terfi etme hakkı kazanıyorsa, İslam dini için de olaya bu şekilde yaklaşmak lazımdır.
İnsanın iradesine bağlı olarak kötülük veya iyilik yapması, ahiret için kader kavramının da temelini oluşturacaktır.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar