İçim Daralıyor

  Hiçbir sorun olmadığı zamanlarda bile içim daralıyor, patlayacak gibi oluyorum. Öyle kötü hissediyorum ki ölsem daha iyi diyorum. Ruhum sıkılıyor ve hayat çok anlamsız geliyor. Çok bitkinim. Durduk yere sinir doluyorum, üzüntü ve stresse peşi sıra geliyor. Herşeyden, herkesten uzaklaşmak istiyorum. Nefes almakta zorlanıyorum. Kafamdan atamadığım sorunlar varmış gibi hissediyorum. Hiçbir şey iyi gelmeyecekmiş gibi hissediyor ve intihar etmeyi bile düşünüyorum. Tam birşeye odaklandım derken aklımdan saliselik bir düşünce geçiyor ve odaklanamıyorum. İntihar etmek dedim ama bazen ölmemek, olmamak, hiçbir şey yapmamak istiyorum. Sanki biri beni sıkıyor, aniden geliyor ama aniden gitmiyor. Ne yapsam gitmiyor. Kadere isyan etmek istiyorum isyan edecek gücüm yok. Herşey birbirinin aynısı. Herşeye sağır ve kör gibiyim. İnsanlar bana çarparak yanımdan geçiyorlar. Aklım ise garip düşüncelere dalıyor. Uykudan uyandıran ve uyutmayan berbat bir düşünce ile yaşıyorum. Ruhum sıkkın, içim daralmış..


  Yukarıda anlattıklarımı arama motoruna "ruhum sıkılıyor, içim daralıyor" yazdıktan sonra karşıma çıkan yorumlardan derledim. Yazmak istediğim ne varsa bulduğumu söyleyebilirim. Daha önceki bütün yazılarımızda Peygamberimiz(s.a.v)'in hayatından dersler çıkaracağımız örnekleri görmüştük. Bu yazımızda da yegane gayemiz O'nun tavsiyelerine gönül vermek, onun ahlakından bir örneği hayatımıza dahil edebilmeyi sağlayabilmektir.

"Kadere iman ettim" diyerek karşımıza çıkabilecek her duruma karşı hazırlıklı olacağımızı belirtmiş oluyoruz. Yaşama ihtimalimiz olan birçok duruma neredeyse her gün çevremiz veya diğer iletişim araçları vesilesiyle şahit oluyoruz. Bugün başımızda olmayan bir dert yarın bizim derdimiz olabilir. Bütün bunlara sabredip, olgunluk göstermek sorunları büyük oranda aşmamızı sağlayabilecekken yine de canım sıkılıyor ve ruhum daralıyor diyorsan hadi gel, Resûlullah'ın o adam nezdinde hepimize verdiği tavsiyeye beraber göz atalım.



Bir adam gelerek :



-Ey Allah'ın Resûlü! Ruhum sıkılıyor, içim daralıyor. Nedendir bilmem, dedi.



Adamın yüzüne gülümseyerek baktı:



-İçinin rahatlamasını ve ihtiyacın olanı elde etmek mi istiyorsun? Öyle ise yetime şefkat edip acı, başını okşa ve karnını doyur. O zaman için açılır ve ihtiyacını elde edersin, buyurdu..



Yine bir gün "Ben ve yetime bakan kimse cennette işte şöyleyiz" buyurmuş ve orta parmağı ile baş parmağını yanyana getirmişti.





Birebir aynı olmasa da seninle benzer hisleri yaşayan bir adam, Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem'den dersini böyle almıştı. Denemesi bedava.. :)



Kaynak: Buhari Edep 34.Hadis, Tirmizi Birr 14.Hadis, Ahmed Bin Hanbel Müsned 5/250


Bu yazıyı YouTube üzerinden dinlemek için şu linke tıklayabilirsin: https://youtu.be/mPTL5rb7uPs

Yorum Gönderme

1 Yorumlar