Namaz Kılan İnsan Din Binasını Yapmıştır


Bismillahirrahmanirrahim.

Tertemiz olan Allah'ın selamı üzerinize olsun.

Bu Kur'an eğer esprisine inmiş olsaydı vallahi cehennem hakkında sekardan değil güldürü programlarından bahsedilirdi. Allahu Teâlâ buyuruyor; "Onlar cennettedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a(Cehenneme) ne soktu?"
İlk Cevap KORKUNÇ. Cevaplarının ilkinde, "Biz, ibret almayan ve inkara devam eden kafirlerdendik" demeyecekler. "Biz, komşusu açken dışarıda cayır cayır kömür ateşinde mangal yapıp keyif süren, yoksulu doyurmayan aç gözlülerdendik" demeyecekler." Biz, Allah'ın ayetlerini, ümmetin sorunlarını konuşmak yerine kafelerde, barlarda vaktini boş şeylere harcayanlardandık" demeyecekler. İlk verecekleri cevap, günümüz müslüman alemi için tüyler ürpertici ve ibretlik. "Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."


Bu soruya ilk olarak ne kâfiriz diyecekler ne cimriyiz ne avareyiz diyecekler. Ayetin devamı bunları daada ama ilk cevap namazı anlatıyor namazı. Dinin direği olan namazı, dinin binası olan namazı. En büyük ibadet olan namazı. Fahri Kâinat Efendimiz aleyhissalâtu vesselam buyurdular;

"Namaz kılan, din binasını yapmıştır. Namaz kılmayan dinini yıkmıştır. Namaz, müminin miracıdır."



Namaz kılmayan dinini harabeye çevirmiştir. Önce kendi nefsime haykırıyorum. Bize hayat bahşeden Rahman'ın huzurunda hiç değilse günde yarım saat iki büklüm olup dua edelim. Parayı, futbol takımlarını, sosyal medya fenomenlerini andığımız kadar Rabbimizi analım, zemininden ırmaklar akan cennette kavuşalım. Kaynar suları kendine içecek yapmak mü'mine yakışmaz. Geceleri namaz kılmaktan ayakları şişen Muhammed aleyhisselam'ın ümmeti olan bizlere gözleri şişene kadar uyumak yakışmaz. Son cümlemi neticelendirecek bir olayı seninle paylaşmak istiyorum..


Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem zaman zaman geceleri kalkar ve ibadet ederdi. Uzunca bir süre huşu içerisinde kıyamda dururdu. Gözyaşları eşliğinde secdeye kapanırdı. Gönülden Allah’a yakarışta bulunurdu. Onun bu haline gıptayla şahit olan Hazreti Aişe annemiz, “Ey Allah'ın Resûlü, Rabbin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışladığı hâlde niçin bu kadar ibadet ediyorsun?” diye sordu. Allah Resûlü aleyhissalâtu vesselam, değerli eşinin bu sorusuna nice anlam ve ibretlerle dolu şu cevabı verdi:

Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı Ey Aişe?”

Ve bir ayetle nokta koyalım inşaAllah.

Bismillahirrahmanirrahim. "Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?"
Şüphesiz, Allah ve Resulü doğruyu söyledi. Es selamu aleyküm ve rahmetullah..


Kaynak: Müddessir Suresi Diyanet İşleri Meali,   Acluni, Keşful Hafa, II/31, Müslim, Sıfâtü’l-münâfikîn, 81; İbn Hıbban, Sahih, II, 36, Beyheki, Muhammed Suresi Diyanet İşleri Meali.

Yorum Gönderme

2 Yorumlar