Müezzinin Görevleri


Bismillahirrahmanirrahim.


Müezzin denen bir adam var.. Günün beş vakti, yılda tam bin sekiz yüz yirmi beş defa caminin minaresine dikilip birşeyler söylüyor. Derdi ne bu adamın? Üstelik kimse de çıkıp "kardeşim sen ne bağırıp duruyorsun!" diye sormuyor. Herkes alışmış hatta o kadar alışmış ki bu adamın söyledikleri bir kulaktan girip diğerine ulaşmadan aynı kulaktan çıkar olmuş. "Allahu Ekber!" diye bağırıyor bu adam. Herkesin anladığı kelimeler çıkarıyor dilinden,evvela gönlünden. Allah en büyüktür! İşte bu adam tamda en büyük olan Allah'ın azap edici değil müjdeleyen tarafından bahsediyor. Allah onu bunları söylesin diye minareye çıkarmış o da söylüyor. Önce dört defa haykırıyor hemde yürekleri titreten bir eda ile, Allahu Ekber!



Sonra bütün bir halkın bildiği o esaslı cümleyi peşi sıra söyleyiveriyor. Eşhedü en la ilahe illallah! Şahidim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Şahidim ki kafamı kaldırınca gördüğüm gökyüzü onun varlığının kanıtlarından sadece birisidir. Şahidim ki bunlar kendiliğinden oluşabilecek şeyler değildir. Mobilyalar bile dizayn edicisine ihtiyaç duyarken nasıl olurda bir tohum tanesinden var olmuş dışı ambalajlı karpuz kendiliğinden meydana gelebilir ki?
Bakın ne buyuruyor Rabbimiz ;"Ey insanlar! Size bir misal verilmekte; dinleyin onu: Allah'tan başka kendilerine yalvarıp yakardıklarınız var ya, hepsi bunun için bir araya gelseler bile bir sinek yaratamazlar! Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!"(Meal Kuran Yolu, Hac/73) O Allah tektir. Yolu doğru kendi doğru Peygamberimiz(s.a.v) onun elçisidir. 

Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah! Anam babam ona feda.O Resûl ki insanları Allah'a çağıran. Bilal-i Habeşi(r.a.)'a ezanı emreden ve emrettiği günden beri bu şekliyle okunan ezan ve onu okuyan müezzinler. Gaye Habeşli Bilal efendimizin gayesiyle aynı, onun bağırışıyla bağırıyor işte bu müezzinler.
Peki neye çağırıyor bu adamlar bizi? İnsanın davetine icabet sünnet ama işte bu adamlar farz bir davete çağırıyor bizi. Allah'ın davetine çağırıyor. Kulluğun maksadına çağırıyor. Hayye Ale's Salâh! Haydi namaza..Ya neden namaza? Çünkü namaz insanların iyiliğine vesile, Allah'ın yardımına vesile. Rabbimiz şöyle buyuruyor; "Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah'tan yardım dileyin. Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir." Namaz kılanlarla beraberim diyen Allah işte o müezzinlere günde beş vakit bu beraber oluşun müjdesini verdiriyor.

Hayye Ale'l Felah! HAYDİ KURTULUŞA! Ya azap vardır ya kurtuluş. Bizi bu kurtuluşa çağıran müezzinlere kulak verelim. Bizimle aynı davaya iman etmiş bu kimseleri kıyamete kadar minarelerin başına dikecek olan Allah'ın çağrısına kulak verelim. Vallahi bu hesap günü sorguya çekileceğimiz bir davranıştır. Eğer ki namazlarımızı kılmazsak ve yüce Allah, "Sizi her gün kurtuluşa çağırdım da siz gelmediniz." diyecek olursa verecek cevabımızın olduğunu zannetmiyorum. . Dua ile kalın, es selamu aleyküm ve rahmetullah.

" Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir."(Meal Kuran Yolu, Mu'min/60)

Yorum Gönderme

0 Yorumlar