Cemaatle Namaza Tembellik


Malum koronavirüs meselesinin ülkeye girişinden sonra camilerimizde cemaatle namaz kılamıyorduk ki birkaç gün önce camilerimiz bütün vakitlerde cemaatle namaza açık hale getirildi. Bu günlerin ilkinde eşimle vakit geçirmek için telefondan oynadığımız bir oyunu oynamaya karar verdik. Verdik ama bunun için en uygun görünen vakit tamda akşam namazının girdiği vakitti. Telefon ve diğer teknolojik aletlerin işlerimizi çok kolaylaştırdığı aşikâr. Ancak bu aletlerin gereğinden fazla kullanımı ile üzerimizde tembelliğin hasıl olduğu da aşikâr.

Acaba Cami'ye mi gitsem, evde kalıp oyun mu oynasam?

Tam bu esnada rakibimiz olan şeytan devreye girmiş bulunuyor.

+ Elhamdülillah artık Camilerimize bütün vakitlerde gidip cemaat ile namaz kılabileceğiz, bu günü kaçırmamalıyım.

- Ama oyun oynayacaksın, ona söz verdin?

+ Oyunu yine oynarız. Cami de yakın. Ne olacak ki 20 dakika, bilemedin yarım saat..

- Evde kılsana namazı. Hem eşinle vakit geçirmen de sevap, günler çuvala mı girdi? Yine gidersin.

+ Eşimle vakit geçirmeyeceğimi söylemedim. Namazdan sonra yine oynarız. Hem o beni anlayışla karşılayacaktır. Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur:

"Mescide devam edenin imanlı olduğuna şahitlik edin! Çünkü Allahü Teâlâ “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahirete inanan imar eder" buyurdu.

Sadece teknolojik aletler açısından söylemiyorum. Bu diyaloğa maruz kalacağımız durumların benzerlerini, başka alanlarda ve başka insanlar konusunda yaşama olasılığımız oldukça yüksek. Osmanlı'da kahvehaneler kapatılmıştı. Evet evet yanlış duymadın, Osmanlı'da kahvehaneler kapatılmıştı. Sebeplerinden konumuzu en çok ilgilendiren tarafı ise şöyledir:

"Kahvehanelerin kapatılmasında tembelliğin artması ve camilere devamlılığın azalmasının asıl sebepler olduğu dile getirilmiştir."

Kurmuşsun Okey'de masanı, taşlar da güzelce sıralanmış. Müezzin efendi de başlamış ezana. Vakitlerden de öğle. Ohoo daha ikindi vaktinin girmesine de çok var. Öyleyse şu oyunu bitireyim, namazı da SONRA KILARIM.
Bugün içime şu düştü okuyan kardeşim ve böylelikle şuan içinde bulunduğumuz yazıyı yazmaya niyet aldım: "Zaten cemaat aşkı olan bir adamsın, eşine vakit ayırmakta sevaptır. En iyisi sen şu telefondaki oyunu oyna. Namaza SONRA DA GİDERSİN, daha diğer vaktin girmesine de vakit kalacak, SONRA DA KILARSIN"

Görüyor musun baştan sona vesveseyi..

Evde yatıp oyun oynamak kolay, nefse hoş gelir. Tam hoş geldiği esnada ahireti dünyaya tercih ederek eşimizin de gönlünü hoş ettikten sonra camiye doğru adımlamaya başlamışsak şeytana çalımı atmışız demektir. Atanları bu yazının altına yorum yazmaya davet ediyorum. Yazının sonuna da cemaatle namaza katılmamak için mazeret olabilecek hallerden bir kısmını ekliyorum. Selametle kal.

1. Hastalık ve felçlilik hâli.

2. Diğer engellilik durumları.

3. Şiddetli sıcak, soğuk, kar, yağmur, çamur gibi haller.

4. Mala ve cana tecavüz korkusu.

5. Zifirî karanlık.

6. Fazla ihtiyarlık.

7. Hasta bakıcı olmak.

8. Yolculuğa çıkma hazırlığında olmak.

9. Yemek sofrası hazır olmak.

10. Abdesti sıkıştırmış olmak.


Kaynak: İbnu Mace Sünen

Yorum Gönderme

4 Yorumlar

  1. Hep çalım atanlardan oluruz inşaallah

    YanıtlayınSil
  2. Cemaatle namaz, EN SEVGİLİ'ye aşkın göstergesidir. "Rabbim herşeyi bir kenara bıraktım huzurunda ve evindeyim" demenin davranışa dökülmesidir. Çalım atanlardan oluruz inşaAllah

    YanıtlayınSil
  3. Rabbim herkese her namaz vaktinde cemaatle huzurunda bulunmayı nasip etsin inşaAllah. Hepimizi şeytana, nefsimize çalım atanlardan eylesin.

    YanıtlayınSil
  4. kardesim dogru soyluyosun ben bi engelli olarak gidemesemde hep hayal ediyodum gitmeyi amma sonra bisey fark ettim camideki imamlar hakki degilde devletin izin verdigi kadarini anlata biliyo yani taguta boyun egmis simdi bizim o imamin arkasinda namaz kilmamiz ne kadar dogru olur?

    YanıtlayınSil