Dualarım Neden Kabul Olmuyor?



  • ALLAH BİLİR, SİZ BİLMEZSİNİZ !


   Bir gün Risale-i Nur dersine davet edildim. Aşağıdaki kaynakta belirttiğim Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin Sözler kitabının 310. sayfası okunurken tamda yine aşağıda "eğer desen" şeklinde başlayan kısmına gözlerim kilitleniverdi. Okuyucu belkide sayfa değiştirmişti ama gözlerimi manadan alamıyor ve tekrarla okumaya devam ediyordum. Cep telefonumla hemen bu bölümün fotoğrafını çekmeliydim. Cep telefonumun bozuk kamerası buna engel olmuştu ki orada olmamıza vesile olan abimin koluna dokunup "şu kısmın fotoğrafını çekip bana gönderir misin? bu manayı kaçırmam büyük kayıp olur" dedim. Allah razı olsun beni kırmayarak fotoğrafı çekti ve bana gönderdi. Eve gidince de tekrar tekrar okuyor ve eşimle durumu paylaşıyordum. Allah'ın nizamında herşeyin sağlaması öyle yerli yerindeydi ki dağarcığıma birşey daha eklediğim için kalbim mutmaindi. Allahu Alem. Aradan 7-8 ay geçmişti ve "Duaların Kabulü" konusu üzerine bu yazıyı yazmaya niyet aldım. İlhamım yine verdiğim kaynakta saklıydı. Konuyla ilgili araştırmalar yaparken Uğur Akkafa hocamın 1 Haziran 2015 tarihli "Dua ediyorum neden kabul olmuyor?" başlıklı dersiyle karşılaştım. Hocam yazmak istediklerime yardımcı olacak şekilde başladı ve konumun merkezine almak istediğim bölümü okudu. Yazıma onun bu sohbetinden aldıklarımla devam ediyorum..


İngiltere'den bir hanım kardeşim mesaj attı. Kız şöyle söylüyor ; "artık Allah'ın varlığını kabul etmiyorum. Kabul etmememin sebebi de şu yaşıma kadar Allah'tan çok şey istedim. İstemiş olduğum şeyler de büyük, yapılamayacak şeyler değil. İstediklerimin çoğuna cevap vermedi, demek ki yaratıcı diye birşey yok. Eğer olsaydı kulunu üzmez ve istediğini yerine getirirdi. Hem o demiyor mu? "Dua edin, duanıza cevap vereyim". Hanım kardeşimin olayını anlattığım bir seminer bitiminde altmış yaşlarında bir abimiz beni kolumdan sıkıca tuttu. Konuşmak üzere seminerin bitmesini beklemiş. "Dün akşam Allah'ı inkar etmiştim. Bugünse imanımı kurtardım" dedi. "O kadar dua ediyorum ettiğim hiç bir duaya cevap vermiyor öyleyse Allah yok demiştim ki bugün elhamdülillah hatamı anlayarak tövbe ettim. Sanki bana, beni anlattın."Enteresan olan neydi biliyor musunuz? Bu abimiz semineri dinlemek için orada değilmiş. Bursa'dan İstanbul'a nakliye getirmiş ve oyalanmak üzere "şurada söyleşi var. Mal yüklenesiye kadar git dinle, vakit geçir" demişler.


Allah duasını kabul buyurmuş olacak ki böyle bir vesile ile bu abimize imanını daha güçlü şekilde yeniden kazandırmış. Uğur hocamızın değindiği ve benimde anlatmak istediğim, aynı zamanda bu abimize ve belkide daha birçok kardeşimize imanını yeniden kazandırmış ve belkide kazandıracak konunun cevap anahtarını ise aşağıya bırakıyorum.

"EĞER DESEN : birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Oysa ki ayet umumidir ; "Her duaya CEVAP VAR" ifade ediyor.

El cevap : cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevap vermek var ancak kabul etmek, hem aynı matlubu(istenilen şeyi) vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tabidir.

MESELA ; hasta bir çocuk çağırır ; "Ya hekim, bana bak!"
Hekim : "Ne istersin?" der. Çocuk : "Şu ilacı ver bana"

Hekim ise ya aynen istediğini verir yahut onun maslahatına binaen daha iyisini verir yahut hastalığına zararı olduğunu bilir, hiç vermez." (Bediüzzaman Said Nursi, Sözler s.310)

Bir ayetle yazımızı sonlandıralım..

"..Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. ALLAH BİLİR, SİZ BİLMEZSİNİZ." (Diyanet İşleri Meali, Bakara suresi 216.ayeti)



Bence anladın sen :)


Yorum Gönderme

0 Yorumlar